ŞEHİTLERİMİZ


26 MART-01 NİSAN 2017 TARİHLERİNDE ULUDAĞ KAMPINA KATILAN 23 DEVRE ARKADAŞIMIZ VE AİLELERİ KEYİFLİ BİR TATİL YAPTI

DEĞERLİ ARKADAŞLAR;
BAŞTA ULUÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI İLE  ŞEHİT DEVRE ARKADAŞLARIMIZ
ŞEHİT TOP.ÜTĞM.MURAT CANPOLAT
ŞEHİT P.ÜTĞM. HASAN AKI
ŞEHİT TOP.ÜTĞM. İSMAİL SERALP YALINPALA
ŞEHİT J.ÜTĞM. MEHMET ESİN
ŞEHİT P.ÜTĞM. İZZETTİN POLAT
ŞEHİT TOP ÜTĞM. ERDAL GÖZÜBÜYÜK
ŞEHİT İS.YZB. GÜNAY SÖNMEZ
ŞEHİT J.YZB.DOĞAN SEVİNÇ
ŞEHİT J.YZB. HASAN GÖK
ŞEHİT P.YZB. MUSTAFA NAZIM DİNÇER
ŞEHİT KUR.BNB. RECEP GÜNGÖR
ŞEHİT KUR.ALB. FARUK SUNGUR   OLMAK ÜZERE BU VATAN UĞRUNA HAYATLARINI FEDA EDEN TÜM ŞEHİTLERİMİZ İÇİN,
18 MART 2017 CUMARTESİ GÜNÜ ANKARA DA (MALTEPE CAMİİNDE) MEVLİT VE ŞEHİTLİK ZİYARETİ İLE İZMİRDE LOKMA DÖKTÜRÜLMESİ, DUALARLA ŞEHİTLERİMİZ YAD EDİLMİŞTİR RUHLARI ŞAD OLSUN
 
                                                                                                                                         YÖNETİM KURULU

 
Okunma 297 defaSo

Dernek üyesi 35 arkadaşımızın değerli eş ve çocuklarıyla katıldığı bodrum tatili oldukça keyifli geçti 

40NCI YIL KULELİ ASKERİ LİSESİ GEZİ PRĞRAMI KAPSAMINDA 29 MAYIS 2016 SABAHI 3NCÜ KOLORDU KOMUTANLIĞI BAHÇESİNDE ARKADAŞLARIMIZIN KATILIMIYLA KORGENERAL ERDAL ÖZTÜRK'ÜN EV SAHİPLİĞİNDE YAPILAN KAHVALTI  OLDUKÇA KEYİFLİ GEÇTİ GEZİYE KATILAMAYAN ANCAK KAHVALTIYA KATILAN ARKADAŞLARIMIZIDA GÖRME FIRSATINI BULDUK 

DEĞERLİ ARKADAŞLAR;

1976 YILINDA KULELİ ASKERİ LİSESİNDEN MEZUN OLAN ARKADAŞLARIMIZIN MEZUNİYETLERİNİN 40NCI YILI DOLAYISIYLA

27-29 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL DA DERNEĞİMİZCE GERÇEKLEŞTİRİLEN ORGANİZASYONA 200 ÜN ÜZERİNDE DEVRE ARKADAŞIMIZ , DEĞERLİ EŞ VE ÇOCUKLARI İLE 423 KİŞİNİN KATILIMI İLE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

ARKADAŞLARIMIZIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA TERCİH ETTİKLERİ ORDUEVLERİNDE YER TAHSİSLERİ YAPTIRILMIŞ VE 28 MAYIS 2016 CUMARTESİ SABAHI ARKADAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE PROĞRAMA BAŞLANILMIŞTIR. GEZİ ESNASINDA 40 YILDIR BİRBİRİNİ GÖREMEYEN ARKADAŞLARIMIZIN BİR ARAYA GELMESİ ESNASINDA O YILLARA DÖNÜLEREK DUYGU DOLU SAATLER YAŞANMIŞTIR. DAHA SONRA GERÇEKLEŞTİRİLEN BOĞAZDA TEKNE GEZİSİ İLE KEYİFLİ ANLAR YAŞANMIŞTIR. ÖNCELİKLE BU ORGANİZASYONUN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNDE BİZLERE DESTEĞİNİ ESİRGEMEYEN DEVRE ARKADAŞIMIZ KORGENERAL ERDAL ÖZTÜRK'E VE PERSONELİNE SONSUZ ŞÜKRANLARIMIZI SUNARIZ. AYRICA KULELİ ASKERİ LİSESİNDE BİZLERİ AĞIRLAYAN OKUL KOMUTANI KUR.ALBAY MUAMMER AYGAR VE OKUL PERSONELİNE TEŞEKKÜR EDERİZ

YAPILAN FAALİYETLER İLE İLGİLİ BİRÇOK ARKADAŞLARIMIZDAN GEREK E-POSTA  , GEREKSE TELEFON İLE BİRÇOK TEBRİK MESAJI ALDIK ANCAK DEVRE ARKADAŞIMIZ HİLMİ ÇAKIR İLE SAMİ KORKMAZ'IN KIZI ÖZLEM KORKMAZIN YAZILARI BİZLERİ OLDUKÇA DUYGULANDIRMIŞTIR.

KIRK YILIN ANISINA, BOĞAZA AKAN DUYGU SELİ!...

Dün İstanbul Boğazı bir başka akıyordu. Daha azgın, daha berrak ve su seviyesi yükselmişti. Boğazı hiç böyle görmemiştim. Eriyen kar suları bile, bu hale getiremiyordu boğazı. Bu sel, Anadolu’nun bozkırlarının seliydi. Sel olmasına rağmen, boğazın serin suları bulanmamış hatta, daha da berraklaşmıştı. Görülmeye değer bir görüntüydü, görebilene!..

Irmakların nasıl oluştuğunu bilmeyen var mı? Küçük su birikintileri derecikleri, derecikler dereleri, dereler çayları,çaylar ırmağı oluştururlar. Dün, İstanbul Boğazına, Fetih  arifesinde bir ırmak akmıştı. Yılların birikintileri, hem de kırk yılın sevgi ve duygu seliydi bu akan, Anadolu’nun dört bir yanından, buram buram kokusuyla!.. Çoluğunu-çocuğunu ve hatta torununu alıp koşmuştu Kulelerin dibine. Bu nasıl bir ruhtu ki;  yıllar geçtikçe, daha da büyüyen bir ırmak halini alıvermişti!..

Evet, Kuleli’den mezun olmanın kırkıncı yılı ile, KHO’nun  80 yılı mezunlarının buluştuğu bugün, çok anlamlı ve duyguların-heyecanın zirve yaptığı iki günü geride bıraktık. Muhteşem bir organizasyonla karşılaştık. Karşılamadan itibaren, her şey su gibi aktı. Müthiş bir buluşmaydı. Paranın gücünün yetmeyeceği bir kucaklaşmaydı. Dile kolay kırk yıl!.. “Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım!” şarkısını söyleyemedik ama, çok şeyleri alıp götürmüştü, o zalim yıllar! Neleri götürmemişti ki!..

Konferans salonundaki sunumlarda, Okul Komutanının verdiği bilgiler, göğsümüzü kabarttı. Heyecanla dinledik. Pozitif bilimlerden çok, dogmatik ve ezbere dayalı bir eğitim sisteminin, hakim kılınmaya çalışıldığı günümüzde, öğrencilerin her dalda yapmış oldukları başarılar, tübitak’tan almış oldukları ödüller, sportif ve uluslar arası başarılar ile, öğretmenlerin bir çoğunun doktor, doçent ve yüksek lisans ünvanlı olmaları, zamanın boşa geçirilmediğini ,görmek hepimizi mutlu etti.Bu karamsar tablodan, güven veren bir tabloya geçişimize vesile oldu.

Şehitlerimizi ve Kaybettiklerimizi bir bir anarken, duygu seli ile birlikte, salonun karanlığında gözyaşlarımızı tutamadık. Yıllar geçtikçe azalıyorduk. Yıllar önce; aynı sınıfı, aynı masaları, aynı koğuşu, aynı yemekhaneyi yıllarca paylaşmıştık. Sayısız anılarımız, bir film şeridi gibi akıyordu, karanlığın içinden. Ama çaresizdik, elimizden bir şey gelmiyordu. Sadece, çaresiz duvardaki resimlerle birlikte, anılar sel gibi akıp gidiyordu. Bu duygularımızı, en yakın eşimize bile anlatamazdık. Çünki, biz bunları yaşarken, onlar yanımızda yoktular. Kimler vardı? Şimdi adlarını rahmet ve şükranla andığımız, hakka yürümüş kardeşlerimiz vardı. Hepsinin ruhu şad, mekanları cennet olsun!...

Öğle yemeğini, eski yemekhanemizde yedirdiler. Yemek listesinde, gözlerim dalyan köfteyi görmek istiyordu ama, maalesef onun yerini kadın budu  köfte almıştı. Barbunya ve tulumba tatlısının  tahtı hiç sarsılmamıştı. Önümüz duruyordu. Tabi, bizim zamanımızdaki aşçıların yerinde yeller esiyordu. Zannederim, artık hizmet alımı yapıyorlardı. O, nostaljik yemeği, eş dost ve arkadaşlarla, karışık düzende yedik. Bir şey unutuldu bu arada. Bir ara , “DİKKAT!” çekip dua ettirmek geldi içimden ama, sonradan kendi kendimi teskin ederek, otur oturduğun yere dedim.“TANRIMIZA HAMD OLSUN, MİLLETİMİZ VAR OLSUN!” diyemeden yemeği bitirdik ve merdivenlerden iç bahçeye indik. Sol tarafımızda tarihi “Sunay Hamamı!” duruyordu. Yıllarca bizi yıkayan hamam artık nostaljik olarak yerini koruyurdu.

Harbiye 80 Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına, konuşan dernek başkanı, Mehmet HAYTA kardeşimizin verdiği bilgilerden çok memnun oldum. Yanımda oturan, dernek üyesi olmayan bir arkadaşın, kendi kendine mırıldanarak içindeki mahcubiyet duygusunu ifade ediyordu. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “En kısa sürede dernek üyesi olacağım.” dedi. Demek ki, biz kendi kendimize kurduğumuz bir derneğin faaliyetlerini bile, arkadaşlara yeterince anlatamamışız diye içimden geçirdim.

 Kuleli askeri Lisesinde ve 3. Kolordu Komutanlığında, çok titiz ve mükemmel bir organizasyon ve emekler sonucu, iki gün boyunca bizlere hizmette kusur etmeden, fedakarlık sınırlarını zorlayarak böyle büyük bir faaliyetin başarılması, derneğimizin çabaları sonucu gerçekleşmiştir. Katılanların bir bölümü, hala dernek üye değildir. Burada keçinin hikayesi geldi aklıma; “Yaprağı yerken, gımıt-gımıt, sapına gelince meee !” Üye olmayan arkadaşlara, buradan seslenmek istiyorum. Gücümüze güç katın. Başarı ancak organize ve örgütlü bireylerden oluşan toplumlarda mümkündür. Bu konuda, duyarlı olmaya davet ediyorum arkadaşları. Üye aidatlarını geciktiren arkadaşlarımız da, gelirlerine göre, devede kulak olan bu miktarı lütfen ödesinler. Bu konuyu, yönetimden aldığım bilgiler doğrultusunda ifade ediyorum.Hiç bir arkadaşımı burada suçlamak benim haddime değildir.

Boğazda, seyrü sefer halinde iken yenen akşam yemeğinin ayrı bir güzelliği vardı.Reza Sarraf’ın yalısını merak edenler bile vardı içimizde. İstanbul’da yaşayanlar için, çok heyecanlı olmasa da, Anadolu’nun değişik illerinden gelen arkadaşlar için çok anlamlıydı.Teknede yapılan sohbetlerin ise, tadına doyum olmadı.Boğazdaki martılar bile, sevindi bu duygu seline, onlar da kaptırdılar bize kendilerini… Zamanın nasıl aktığını anlayamadan dört saat geçmişti bile. Yine Kuleli’nin, Kulesinin dibine kaptan yanaşıverdi. İstanbul’un ışıkları bir bir yanmıştı ama, Kuleli’nin ışıklandırması muhteşemdi. Şimdi o ışıkların tam dibindeydik. Boğazın incisi, yetiştirdiği bunca Anadolu çocuğunun gururu ile, dim dik ayakta idi. Gemiden inerken ayaklarımız gitmek ve ayrılmak istemiyordu ama, veda zamanı gelmişti. Çok yoğun ve duyguların zirve yaptığı bir günü geride bırakıyorduk.

Bugün, 3.Kolordu Komutanı sevgili devre arkadaşımız, Korgeneral Erdal Öztürk’ün ev sahipliğinde, Kolordu Bahçesinde, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, zengin bir kahvaltı keyfini, hep birlikte tekrar görüşmenin mutluluğu içerisinde tattık. Kahvaltı, nerede ise; öğle yemeği ile bütünleşti. Derin sohbetler bugüne sarkmıştı. Yolu uzun olanlar ve işi olanlar, bir bir ayrılırken, saat 15.00’e kadar faaliyet sürdü. Bize gönlünün kapısını açan, Sayın Kolordu Komutanı, Korgeneral Erdal Öztürk’e  bir teşekkür  borcumuz  vardır.

Bu faaliyetin, en baştan planlama ve icra aşamasına kadar, bıkmadan usanmadan, iki ay gibi bir sürede, bizleri bir araya getiren ve aksaksız bir şekilde icrasını sağlayan, Derneğimizin Başkanı Mehmet Hayta’ya, Ahmet Kaynar’a, Serdar Aslanpay’a, İstanbul ve İzmir sorumlularına ve emeği geçenlere sonsuz teşekkürler. Ellinci yılda, aynı heyecan ve sağlıkla, tekrar buluşmak üzere, sağlıkla ve sevgiyle kalın, can devre arkadaşlarım.

Hilmi ÇAKIR(3088)

29.5.2016

 

Sami Korkmaz'ın kızı Özlem Korkmaz'ın duyguları

 

bugün babamla birlikte 1976 kuleli askeri lisesi mezunları buluşmasına katıldım. daha önce benim için sadece her boğazdan geçişimde hayranlıkla baktığım ihtişamlı bir binaydı kuleli askeri lisesi.bugün ilk defa o okulu gezme ve eğitim sistemi hakkında ayrıntılı bilgi edinme şansım oldu. 1945 yılında beri nerdeyse ilk günkü gibi korunan bina ve bahçesiyle gerçek bir tarihi yapı gördüm. benimsediği eğitim sistemiyle , sanıldığı gibi tek amacının asker yetiştirmek değil her al...anda üstün insan yetiştirmek olduğunu anladım.tübitaktan her yıl alınan onlarca ödül, sanatın ve sporun birçok dalında heryıl türkiye ve bazen dünya çapında alınan dereceler.. benim lisede aldığımdan çok daha zorlu, disiplinli ama çok daha kaliteli bir eğitim sistemi.babamın 40 yıl önce oturduğu sıralarda oturdum .40 yıldır bitmediğini bildiğim dostlukların fazlasına şahit oldum.bugün orda olamayan, vatan vazife uğruna şehit düşmüş ve sadece fotoğraflarıyla orda olan 1976 mezunu yaklaşık 40 tane insanın acısını içimin en derininde hissettim ama aynı zamanda onlardan birisinin benim babam olmadığına içten içe şükrettim..
bu onurlu mesleği itibarsızlaştırmaya çalışan "bağzı" insanlara tek bir lafım var: "güneş balçıkla sıvanmaz!".

 

Cumartesi, 07 Kasım 2015 12:03

BODRUM KAMPI

Yazan

KATILAN ARKADAŞLARIMIZLA GÜZEL BİR BODRUM TATİLİ YAŞADIK

Perşembe, 19 Mart 2015 20:46

İZMİRDE ŞEHİTLER GÜNÜ ANMASI

Yazan

İZMİRDE YAŞAYAN ARKADAŞLARIMIZ 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜNÜ MEVLİD OKUTARAK VE LOKMA DÖKTÜREREK YAD ETTİLER.

Çarşamba, 18 Mart 2015 15:01

ŞEHİTLERİMİZİ YAD ETTİK

Yazan

BAŞTA ULU ÖNDER GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK OLMAK ÜZERE ŞEHİTLERİMİZİ ANKARA MALTEPE CAMİİNDEKİ MEVLİD İLE YAD ETTİK VE DAHA SONRA KATILIMCI ARKADAŞLARIMIZLA ŞEHİTLİK ZİYARETİ İCRA EDİLDİ.

Sayfa 1 / 4
Buradasınız: Ana Sayfa